Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği son yıllarda kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazanırken, dönüşüm sürecinin beraberinde getirdiği yeni bir sorun giderek büyüyor: barınma krizi. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde kentsel dönüşüm kapsamına alınan binalarda yaşayan binlerce aile, evlerinden ayrıldıktan sonra uygun kiralık konut bulmakta ciddi zorluklar yaşıyor.
Depreme dayanıklı ve güvenli şehirler oluşturmak amacıyla başlatılan dönüşüm projeleri, uzun vadede önemli kazanımlar sağlasa da kısa vadede vatandaşların karşı karşıya kaldığı kira yükü ve konut bulma sorunu göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
Yüksek Kiralar Vatandaşın Bütçesini Zorluyor
Son yıllarda konut kiralarında yaşanan hızlı artış, kentsel dönüşüm mağdurlarını en çok etkileyen konuların başında geliyor. Dönüşüm nedeniyle evlerini boşaltmak zorunda kalan aileler, aynı bölgede veya yakın çevrede kiralık ev bulmak istediklerinde çoğu zaman bütçelerinin çok üzerinde fiyatlarla karşılaşıyor.
Özellikle İstanbul'un Bağcılar, Bahçelievler, Küçükçekmece, Avcılar, Esenler ve Güngören gibi dönüşümün yoğun olduğu ilçelerinde kiralık konut talebi önemli ölçüde artmış durumda. Talebin yükselmesiyle birlikte kira fiyatları da hızla yükseliyor.
Birçok aile, yıllarca oturduğu mahallesinden ayrılmak istemese de ekonomik nedenlerle daha uzak bölgelere taşınmak zorunda kalabiliyor. Bu durum sadece maddi değil, sosyal ve psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor.
Bakımsız Daireler Bile Yüksek Bedellerle Kiraya Veriliyor
Kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan bir diğer önemli problem ise kiralık konutların kalitesi.
Vatandaşların karşılaştığı birçok dairede:
- Eski elektrik ve su tesisatları,
- Yetersiz ısı ve ses yalıtımı,
- Rutubet ve nem problemleri,
- Bakımsız mutfak ve banyolar,
- Otopark ve sosyal alan eksikliği
gibi sorunlar bulunmasına rağmen kira bedelleri oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor.
Konut arzının yetersiz olduğu bölgelerde ev sahipleri, bakım ve yenileme yatırımı yapmadan dairelerini yüksek fiyatlardan kiraya verebiliyor. Bu durum, geçici konut arayışındaki ailelerin mağduriyetini daha da artırıyor.
Kira Yardımları Her Zaman Yeterli Olmuyor
Kentsel dönüşüm kapsamında hak sahiplerine verilen kira yardımları önemli bir destek olsa da, özellikle büyükşehirlerdeki güncel piyasa koşulları dikkate alındığında çoğu zaman yeterli seviyede kalmayabiliyor.
Birçok aile, aldığı kira desteği ile ödemek zorunda olduğu gerçek kira bedeli arasındaki farkı kendi bütçesinden karşılamak zorunda kalıyor. Artan yaşam maliyetleriyle birleşen bu durum, vatandaşların ekonomik yükünü daha da ağırlaştırıyor.
Sosyal Etkileri Göz Ardı Edilmemeli
Barınma sorunu yalnızca ekonomik bir mesele değildir. İnsanların yıllardır yaşadığı mahallelerden uzaklaşması, çocukların okul değişikliği yapmak zorunda kalması, ulaşım maliyetlerinin artması ve sosyal çevreden kopuş gibi birçok sonuç doğuruyor.
Bu nedenle kentsel dönüşüm projeleri planlanırken yalnızca binaların yenilenmesi değil, dönüşüm sürecinde vatandaşların yaşam kalitesinin korunması da öncelikli hedeflerden biri olmalıdır.
Çözüm İçin Neler Yapılabilir?
Uzmanlara göre barınma krizinin etkilerini azaltmak için şu adımlar önem taşıyor:
- Kira desteklerinin güncel piyasa koşullarına göre revize edilmesi,
- Geçici sosyal konut projelerinin artırılması,
- Kiralık konut arzını artıracak teşviklerin sağlanması,
- Bakımsız konutların daha sık denetlenmesi,
- Dönüşüm bölgelerinde kiracılar ve hak sahipleri için özel destek programlarının oluşturulması.
Sonuç
Kentsel dönüşüm, daha güvenli şehirler ve daha sağlam yapılar için büyük önem taşıyor. Ancak dönüşüm sürecinin gerçek anlamda başarılı olabilmesi için vatandaşların geçici barınma ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerekiyor.
Yüksek kira bedelleri, bakımsız konutlar ve yetersiz kira destekleri nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin azaltılması; hem vatandaşların yaşam kalitesini artıracak hem de kentsel dönüşüm projelerine olan güveni güçlendirecektir.
Daha güvenli yarınlar inşa edilirken, insanların bugün yaşayacağı barınma sorunlarının çözülmesi de en az yeni binalar kadar önemlidir.
Mehmet Tatar & ACP Lisanslı Gayrimenkul Yatırım Danışmanı